20 Mayıs 2024 03:00

Sermaye piyasaları modern finansal sistemin en önemli unsurlarından birisidir. Fon fazlası olan yatırımcılar ile fon ihtiyacı olan girişimciler muhtelif araçlar ve aracılar kullanmak suretiyle sermaye piyasalarından faydalanmaktadır. Bu anlamda iyi düzenlenmiş, etkin ve sağlıklı işleyen sermaye piyasaları ekonomik gelişme ve kalkınmada önemli bir rol üstlenmektedir.

Bununla birlikte konvansiyonel sermaye piyasaları İslami yatırımcı ve girişimciler açısından birçok farklı açıdan uygun bir görünüm arz etmemektedir. 1970’lerde bankacılık alanında hayata geçen İslami finans uygulamalarından sonra 1990’lı yıllarda İslami sermaye piyasalarına olan ihtiyaç ortaya çıkmıştır. Nitekim bazı İslam devletlerinin ve belli derecede olgunluğa erişen İslami Finans Kuruluşlarının (İFK) teşvikleriyle çeşitli araştırma merkezleri ve başlıca uluslararası kurumların çalışmaları sonucunda konvansiyonel sermaye piyasalarında İslami ilkelere göre yatırım yapılabilecek bir çerçeve oluşturulmuştur.

İslami izleme teknikleri olarak bilinen bu çerçeve sermaye piyasalarında yer alan hisse senetlerinin belirli kriterlere göre değerlendirilip filtrelenmesi sonucunda İslami yatırımcılar için uygun hisse senetlerinin belirlenmesini mümkün kılmaktadır. Nitekim Dow Jones, Morgan Stanley Capital International (MSCI), Financial Times Stock Exchange (FTSE) vb. gibi uluslararası kurumlar 1990’lı yılların sonundan itibaren dünya genelinde İslami endeksler yayınlamaya başlamışlardır. Uygulama alanında yaşanan gelişmelerle birlikte izleme teknikleri ve İslami endekslerle ilgili çok sayıda akademik çalışma da yapılmıştır.

İslamî Sermaye Piyasası

İslami sermaye piyasası her türlü alım-satım işleminin ve diğer operasyonların İslami prensip ve gerekliliklere göre yapıldığı menkul kıymet piyasaları olarak tanımlanabilir. Dolayısıyla İslami bir sermaye piyasasında faiz, garar, meysir, spekülasyon, manipülasyon, ihtikâr gibi İslam’a göre yasak olan işlem, uygulama ve davranış tarzları yer almaz.

İslami sermaye piyasasının temel amacı ve fonksiyonları konvansiyonel piyasalar ile aynıdır. Ancak bu amaç ve fonksiyonlar gerçekleştirilirken İslami sermaye piyasasında belirleyici olan daha önce de değinildiği gibi İslami prensip ve kurallardır. Bu anlamda İslami sermaye piyasası, İslami prensipler çerçevesinde işlem yapmak isteyen girişimci ve yatırımcılar, banka ve sigorta şirketleri ve diğer katılımcılar açısından fonların el değiştirdiği, risk dağıtımı ve diğer finansal işlemlerin gerçekleştirildiği bir pazar olarak fonksiyon gösterir

Sermaye piyasalarının etkin ve verimli fonksiyon gösterebilmesi için birçok yönden desteklenmesi gerekir. Nitekim gelişmiş ülke örneklerinde sermaye piyasalarının tarihsel gelişim süreçleri dikkate alındığında piyasaların etkin ve verimli çalışabilmesi adına birçok düzenleme ve iyileştirmenin yapıldığı ve halen yapılmaya devam ettiği görülür. Hâlihazırda İslam ülkelerinde konvansiyonel bir yapı çerçevesinde kurulmuş olan sermaye piyasalarının İslami prensipler çerçevesinde fonksiyon gösterebilmesi için daha da fazla düzenleme ve iyileştirmeye ihtiyaç duyulmaktadır.

ISRA (International Shari’ah Research Academy for Islamic Finance) tarafından yapılan bir araştırmaya göre İslami sermaye piyasalarının etkin ve verimli çalışabilmesi için birtakım gereklilikler bulunmaktadır. Bunlar:

  • i. Fetva kurulları: fetva kurulları sermaye piyasasındaki tüm paydaşların işlemlerini
  • İslami prensipler çerçevesinde yapabilmelerini garanti altına alır. ii. Kurumsal yönetim: kurumsal yönetim uygulamaları şeffaflık ve bilgisel etkinliğin sağlanması; içerden öğrenenlerin ticareti, dolandırıcılık ve manipülasyon gibi faaliyetlerin engellenmesini sağlar.
  • iii. Yasal ve düzenleyici çerçeve: İslami sermaye piyasalarının gerekliliklerine uygun yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Düzenleyici kuruluşların faaliyet çerçevesi de bu anlamda yeniden belirlenebilir.
  • iv. Muhasebe ve vergi uygulamaları: İslami işlem ve operasyonların yine bu çerçeveye uygun muhasebe teknikleri kullanılarak raporlanması gerekmektedir.
  • v. Risk yönetimi: İslami prensiplere uygun risk yönetimi araçları geliştirilerek işlem ve operasyonlar sonucu piyasa katılımcılarının karşılaştığı riskler dengelenmelidir.
  • vi. Ürün standardizasyonu: İslami sermaye piyasası araçlarının standart hale getirilmesi hem işlem ve operasyonları kolaylaştıracak hem de piyasa etkinliğini sağlayacaktır.
  • vii. Yeni ürün geliştirme: İslami sermaye piyasalarının gelişebilmesi için katılımcıların ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik yeni ürünler geliştirilmelidir.

İslami Sermaye Piyasalarının Ekonomik Potansiyeli

İslami finans özellikle 1990’lı yıllardan itibaren dünya genelinde ilgi duyulan bir konu haline gelmiştir. Müslüman nüfusu olan ülkelerin yanı sıra bazı gelişmiş ülkelerde de sektörün taşıdığı ekonomik potansiyel sebebiyle İslami finansa duyulan merak artmış ve çeşitli İslami finans uygulamaları hayata geçirilmiştir. Finansal piyasaların işleyişi gereği bankacılık alanında daha ağırlıklı görülen İslami finans uygulamalarının geçtiğimiz on – on beş yılda sukuk, tekâfül, hisse senetleri, yatırım fonları ve diğer bazı sermaye piyasası araçlarında da hızla payını arttırdığı görülmektedir.

Hiç kuşku yok ki İslami finansa olan ilgi ve bu alandaki çalışmalar önümüzdeki yıllarda artmaya devam edecek ve önemli gelişmeler yaşanacaktır. Ancak bu çerçevede özellikle vurgulanması gereken İslami sermaye piyasalarının taşıdığı gelişme potansiyelidir.

Sermaye Piyasasında İslami İlkeler

İslam ticaret hukukunun finansal piyasalara ilişkin yasakları dört temel başlık altında özetlenebilir. Bunlar: (i) faiz, (ii) garar, (iii) kumar/meysir, (iv) haram ürün ve hizmetlerdir. Yani kural olarak sermaye piyasası yatırımlarında bu sayılan dört unsurun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde elde edilen gelir İslami açıdan uygun/helal olmayacaktır.

Yukarıda sayılan haram unsurlar temelde iki konuda gelir oluşum süreci ile ilişkilendirilebilir. Bunlardan ilki yatırım yapılan finansal varlığın niteliği, ikincisi ise bu yatırım sürecinin operasyonel işlemleri ile ilgilidir. Bu sebeple bu hususta belirleyici olan İslami sermaye piyasasında bir yatırımın finansmanı, alış-satış işlemleri, elde tutma dönemi ve yatırımın sonuçlandırılması süreçlerinde caiz görülmeyen ürün, uygulama ve işlemlerin olup olmadığıdır.

  • Kaynak: SERMAYE PİYASASINDA İSLAMİ İLKELER: SEÇİLMİŞ FİNANSAL VARLIKLAR VE OPERASYONEL İŞLEMLER ÜZERİNE BİR İNCELEME adlı makaleden. Mevlüt CAMGÖZ