22 Mayıs 2024 16:59

Gelişen teknoloji ile birlikte insanların da yatırım alışkanlıkları değişmeye başladı. Artık çoğu yatırım alanı bir tık kadar bize yakın.  Borsa Endeksi aslında yıllardır var, lakin önceden bu yatırımları yapmak için insanlar belli mekânlara gitmek zorunda kalırken şimdi ise telefonda, tablette, bilgisayarda kolaylaşan bu durum sayesinde parasını değerlendirmek isteyenin ayağına geliyor. Bu kolaylıklardan dolayı endekste işlem yapan yatırımcıların sayısı milyonları aşmış durumda. Ancak birçok kardeşimizin kaçırdığı bir nokta var!


Yatırım yaparken bunu inancımıza uygun olarak yapabiliyor muyuz?
İnancı gereği belli hassasiyetlere sahip birçok kardeşimiz bu soruya “Evet tabi ki, mesela ben banka hissesi, alkol hissesi alıp satmıyorum” cevabını vererek üzerine düşen görevi yerine getirdiğini düşünüyor. Peki, sadece bu kıstaslar yeterli oluyor mu?


Hayır! Maalesef ki yeterli olmuyor. Çünkü bir şirket hissesi İslam fıkıhçılarına göre caiziyet hususunda sadece faaliyet alanına bakılarak değerlendirilmiyor. Müslüman ülkelerde bu kriterleri belirleyen bir takım kuruluşlar var. Bu kuruluşlar devlet tarafından desteklenip alanında uzman ilahiyatçı fıkıh uzmanları, İslami ekonomistleri vesilesiyle Kur’an-ı Kerim ve sünnetten kıyas yaparak İslami yöntemlerle kabul görmüş kriterleri temel alıp hangi hisselerin alınmasının caiz olduğunu belirlemektedirler. Bunu da senenin birkaç döneminde güncelleyerek yatırımcıların bu hususta bilinçlenmesini sağlamaktadırlar.


 Ülkemizde de yıllardır bu çalışma, alanında uzman heyetler tarafından katılımendeksi adı altında yapıldı. Katılım bankalarının da üyesi olduğu özel bir oluşum olan Katılımendeksi, Türkiye borsasında bulunan tüm şirketlerin mali tablolarını 3 ayda bir İslam Fıkıhçılarının vermiş olduğu caiziyet kriterlerine göre belirler ve yeni dönemde bir liste yayınlayarak katılımendeksi onayı almış hisseleri yayınlardı. Gün geçtikçe katılım endeksine artan ilgi vesilesiyle 12 Kasım 2021 tarihi itibarı ile katılımendeksi oluşumu devlet denetimine alınıp “bistkatılım” adıyla faaliyete geçti. Bistkatılım 12 Kasım 2021 tarihi itibarı ile yayınladığı listede 165 hissenin caiziyet yoluyla alınıp satılabileceğine onay verdi.


İslam fıkıhçılarına göre caiziyet açısından bir hissenin alınıp satılmasında o şirketin islami açıdan ana faaliyet alanının uygun olması, yani alkol, domuz eti, kumar, uyuşturucu gibi ana faaliyetlerinin olmaması, Ahlaka ve İslami değerlere aykırı yayıncılık yapmıyor olması, İslami değerlerle bağdaşmayan eğlence, otelcilik vb. faaliyetler içerisinde olmaması, Çevreye ve canlılara büyük zararı olan faaliyetler yapmaması, İnsan fıtratını değiştirmeye yönelik biyolojik/genetik faaliyetlerle uğraşmaması, Sağlığa zararlı tütün ürünleri üretim ve ticareti yapmaması gibi bu kriterlerin yanında;


Mali tablosunda yer alan faizli borçların ortalama piyasa değeri veya toplam varlıklardan büyük olana oranının %33’ü, aşıp aşmadığına bakılır.
Mali tablosunda yer alan faizli varlıkların, ortalama piyasa değeri veya toplam varlıklardan büyük olana oranının %33’ü, aşıp aşmadığına bakılır.
Uygun olmayan  faaliyetlerden elde edilen gelirlerin toplam gelirler içindeki payının %5’i, aşıp aşmadığına bakılır.


Eğer bir hisse fıkhi kaidelerle belirlenmiş bu oranları aşıyorsa bu durumda bu hisseyi almak caiz görülmez ve caiz görülmeyen hisseden alınan kârın hepsi haram kabul edilir.
Bu kriterleri karşılayan hisseleri almak caiz kabul edilir ve caiz kabul edilen hisseden alınan kâr ve temettüden yüzde 5 oranında arındırma yapılır. (Arındırma; kirli kabul edilen parayı elden çıkarmaktır.)

O halde yazımızın başında sorduğumuz sorunun cevabını artık biliyorsunuz…
katılım endeksi, Para kazanma hırsını, imani hassasiyetlerinin önüne geçirmeyenlerin sigortasıdır.
Selamlar…

Ahmet Savaş